Televizyon bir şamardır. Kendi elimizle hanemizde kendi elimizle suratımıza inen büyük bir şamar. Bize neler yasak, şunlar bunlar. İşte bu yasakları, bu haramları televizyonun bizim hanemizin içine kadar getirir her çeşidini, barını, umumhanesini, meyhanesini ve biz oturur Müslümanlığımızla, karımız kızımızla onu seyrederiz. Ve sonra da deriz ki, nasıl oluyor da mukaddesatımız elden giderken, bize vururlarken ses etmez, vurana vurmayız.

Cahit Zarifoğlu (via selika-dar)

Camilerde çekilmiş nişan fotoğraflarını sosyal gruplarda paylaşıp: “Ben de istiyorum.” diyen gençlik. Sosyal ağlarda “çarşaflı, hafız, hacı, hoca” diye gezinip mesajların “diğer” kutularını “Selamun aleyküm bacım” mesajlarıyla dolduran gençlik. “Karşı cins eklemesin” yazıp davetkar olan gençlik. Facebook’lardan buluşup el ele gezen gençlik. “Dindarım olmaz.” deyip yan cebime koy diyen gençlik. Tesettürsüz diye eleştirdiği kızların peşinde pervane gençlik. Uygulamadığı ayetleri, hadisleri, gruplarda paylaşan gençlik. Sorulmadığı halde “asla yapmam” dediği şeyleri, insanlar gitti mi yapan bir gençlik… Kimse günahsız değil. Günahını işliyorsa ortalarda günahsız gibi gezmeyen gençlik istiyoruz. Elalem ne der diyen değil, Allah ne der diyen bir gençlik istiyoruz. Olduğu gibi görünen ya da göründüğü gibi olan bir gençlik istiyoruz. Muhafazakar değil, dindar gençlik istiyoruz!

Hem muhafazakar hem dindar.

"Çünkü hayat, bir bütündür. Tevhid inancı hayatı komparımanlara ayırmayı reddeder. Siyasî veya fikrî, dünyevî veya uhrevî bir ayrımın inanç dünyamızda yeri yoktur. Müslüman şuur dünyasında bu tür bir ayrımın olmaması gerektiğini, bu tür bir ayrımın en azından gizli bir sekülerizm olduğunu söylemeliyim."
| Serdar Demirel

"Çünkü hayat, bir bütündür. Tevhid inancı hayatı komparımanlara ayırmayı reddeder. Siyasî veya fikrî, dünyevî veya uhrevî bir ayrımın inanç dünyamızda yeri yoktur. Müslüman şuur dünyasında bu tür bir ayrımın olmaması gerektiğini, bu tür bir ayrımın en azından gizli bir sekülerizm olduğunu söylemeliyim."

| Serdar Demirel